Susmak…
Bir kelime değil, bir onaydır.
Zulüm, çoğu zaman çığlıkla değil, sessizlikle büyür.
Ve insan, çoğu zaman kelimesiz liginde kaybeder insanlığını.
Adalet, yalnız mahkemelerin işi değildir;
O, her kalpte kurulması gereken görünmez bir mihraptır.
Bir yanda yasa, bir yanda vicdan,
Ve ortada susturulmuş bir halk durur:
Korkunun tapınağında dua eden sessiz kalabalıklar.
Allah, kâinatı bir nizam ile kurdu;
Her yıldız, kendi yörüngesinde adaletle döner.
Bir insanın kalbi ise o nizamın küçük bir aynasıdır.
O ayna kırıldığında, evrenin dengesi de bozulur.
Felsefe der ki:
“Bir kötülük, onu görenin sessizliğiyle çoğalır.”
İlim der ki:
“Bilmek, gereğini yapmıyorsan yalnızca yük getirir.”
Toplum der ki:
“Bir kişi sustu mu, bin kişi dilsizleşir.”
Ve inanç fısıldar:
“Rab, sessiz kalan adil değildir.”
Bir çocuğun gözyaşı, bir ayetin tefsiridir bazen;
Bir mazlumun nefesi, bir bilgenin kitabından daha hakikidir.
Çünkü Allah, kelimelerden önce niyeti tartar,
Ve suskun niyet, zulmün zırhıdır.
Ey insan,
Korkudan sustuğun her an, zalime nefes üflersin.
Ey toplum,
Konfor uğruna görmezden geldiğin her yara,
Bir gün seni de kanatır.
Unutma:
En büyük günah susmaktır,
Çünkü susmak — kötülüğün işini kolaylaştırmaktır.
Ve bir gün hesap sorulduğunda,
Belki de en ağır suç,
Söyleyebilecekken susanların olacaktır.